|
Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler
Odaları Birliği (TÜRMOB) Genel Başkanı ve eski Devlet Bakanı Masum
Türker, “IMF ile yapılmak istenen anlaşmanın şu anda Türkiye'ye bir
faydası yok” dedi.
AA
Türker,
Gaziantep Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasınca düzenlenen
“Küresel Krizden Çıkış Yolları” konulu konferansta, son yaşanan küresel
krizin, 2000 yılındaki krizin devamı olduğunu ve 2000 yılı krizinin
üstünün örtüldüğünü, faturanın gelişmekte olan ülkelere yazıldığını
belirtti.
Türev piyasalarındaki gelişmelerin küresel krizi
çıkardığını ifade eden Türker, Türkiye'de işsizlik fonunun yalnızca
devlet tahviline yatırılması ve bireysel emeklilik fonlarının yurt dışı
fonlara yatırılmasının yasak olmasının krizde en önemli iki şansı
olduğunu söyledi.
ABD'nin 12 trilyon 250 milyar dolarla dünyada
en fazla dış borcu bulunan ülke olduğuna, bunu İngiltere, Almanya ve
Fransa'nın izlediğine dikkat çeken Türker, Türkiye'nin şu anda 247,1
milyar dolar dış borçla dünyada 23. sırada yer aldığını bildirdi.
“IMF İLE NAKİT PARA GELMİYOR”
Türker, şöyle devam etti:
“Bu
borç durumuna göre, emeklilik sigorta fonlarında da tedbir aldığımıza
göre acaba IMF ile anlaşma yapılırsa Türkiye kurtulacak mı? Bir kere
IMF ile anlaşmadan dolayı nakit para gelip cebimize girmiyor. IMF'in
bize nakit para verme dönemi yalnızca Kemal Derviş'e verilen 10 milyar
dolardır. Onun bir kısmı da benim zamanımda gelmişti. Bunun dışında IMF
nakit para vermez. Para birimi, özel çekim hakkıdır (SDR).
Bizim
finans kesimine dayalı işadamlarımız, IMF'teki parayı niye çok
istiyorlar; IMF ile anlaşınca artık kanunları parlamenterler değil
IMF'in dayatması yapıyor. Dolayısıyla IMF ile kim dayatacaksa, egemen
güçler ne istiyorsa o oluşturulacak. IMF ile yapılmak istenen
anlaşmanın şu anda Türkiye'ye bir faydası yok.”
“BATACAK ŞİRKETLER İÇİN ÖZEL FON KURULMALI”
Türkiye'nin
krizden çıkması için çözüm önerilerini açıklayan Türker, bunun iki
çaresi olduğunu ifade etti. Türker, “devlet zor durumda kalan iş,
yatırım ve nakit üreten ulusal şirketlerin kurtarılması için özel bir
fon kurmalı. Şirket batmak üzereyse, devlet bunu fonlamalıdır” dedi.
Finans
fonksiyonu taşıyan kuruluşlara el koyup kapatmak yerine, ortak olması
gerektiğini söyleyen Türker, Türkiye'de 2001 yılında kapatılan 52
bankanın kapatılmaması gerektiğini belirtirken, “o zaman 16 milyar
konulup bankalara ortak olsak, bu bankalar çalışacaktı. Ama, o proje
Türkiye'ye 55 milyara mal oldu. Bugün aynı hatayı yapmamalıyız” dedi.
Masum Türker, Türkiye'de bankaların yüzde 60'ının yabancıların elinde olduğuna da dikkati çekti.
“ÜLKE KREDİSİ İLE İHRACATÇILAR YENİDEN ÇIKIŞ YAPAR”
İhracatın
artırılabilmesi için Türkiye'nin “ülke kredisi sistemini” kullanması,
ancak bunun sadece bir grubu verilmemesi gerektiğini ifade eden Türker,
“ülke kredisi, ihracatçıların yeniden çıkış yapmasını sağlar” diye
konuştu.
İşsizliğe karşı alınacak tek tedbirin tüketimi
hızlandırmak olduğunu vurgulayan Masum Türker, kendisinin bakanlık
yaptığı dönemde, IMF'in karşı çıkmasına rağmen tüketime artırmak için
memura fazla maaş verdiğini, köylülere para dağıttığını ve daha sonra
IMF'in bu uygulamayı haklı bulduğunu kaydetti. Türker, “devletin
gelirler politikasından önce, şahısların gelirler politikası
desteklenmeli. Memura, emekliye fazla maaş vermeli” dedi.
|